Fransa'da tarihi sıcaklık ve klima kullanımı siyasi tartışma başlattı

Fransa'da hava sıcaklıklarının rekor seviyeye ulaşması, iklim değişikliğine karşı uzun süredir mesafeli yaklaşılan klima kullanımını ülkenin ana gündem maddesi haline getirdi.

25 Haz 2026 - 07:20 YAYINLANMA
Fransa'da tarihi sıcaklık ve klima kullanımı siyasi tartışma başlattı

Sıcaklıkların 40 dereceyi aşması ve ölçümlerin başladığı 1947 yılından bu yana en sıcak günün yaşanmasıyla birlikte "la clim" (iklimlendirme) tartışmaları siyasetin merkezine yerleşti.

Popülist sağın lideri Marine Le Pen, devlet destekli kitlesel bir klima yaygınlaştırma planı çağrısı yaparken, klimalara geleneksel olarak karşı çıkan Yeşiller ise artık bazı durumlarda bu teknolojinin kaçınılmaz olduğunu kabul etti.

Ülke genelinde evlerin sadece yüzde 25'inde klima bulunuyor. Bu oran İspanya ve İtalya'da yüzde 50, ABD ve Japonya'da ise yüzde 90 seviyesinde seyrediyor.

Fransız hastaneleri ve okullarının büyük bölümünde de soğutma sistemi yer almıyor. Sıcak dalgası nedeniyle binlerce okulda eğitime ara verilirken, sağlık personeli çalışma koşullarının katlanılamaz hale geldiğini belirtti. Sıcaklıkların rekor kırması, çocukların sınıflarda kalabilmesi ya da apartman dairelerinde yaşayanların geceyi geçirebilmesi için taşınabilir klima satışlarında patlamaya yol açtı.

Çevrecilerden "anti-klima dogması" kırılımı

Çevreci sol kanatta yer alan klima karşıtları, bu sistemlerin küresel ısınmanın kök nedenleriyle mücadele etmek yerine sadece sonuçlarını hafiflettiğini ve süreci daha katlanılabilir kılarak asıl mücadeleyi gölgelediğini savunuyordu. Klimalar ayrıca yüksek elektrik tüketimi, sera gazı içeren soğutucu gaz sızıntıları ve dışarıya sıcak hava üfleyerek şehir sıcaklıklarını 2 ila 3 derece artırma riskleri nedeniyle eleştiriliyordu.

Ancak Yeşiller Partisi lideri Marie Tondelier, bu hafta okullarda ve hastanelerde klimaya ihtiyaç duyulacağını belirterek önemli bir tabuyu yıktı. Tondelier, "Artık klima olmadan yapamayacağımız yerler var" ifadesini kullandı.

Hükümet politikaları ise yeni bina ve restorasyon standartlarında yalıtım, yeşillendirme ve yüksek teknolojili hava sirkülasyonu yöntemlerine odaklanarak klimayı gereksiz kılmayı amaçlıyordu. Örneğin, Nantes kentinde inşa edilen dev yeni hastanenin odalarının sadece yarısında klima bulunması sendikaların tepkisini çekti.

CGT sendikasından Olivier Terrien, çevresel bağlamda her yerde klima olması gerektiğini savundu. Paris Bölge Konseyi Başkanı Valérie Pécresse de devletin "anti-klima ideolojisi" ile hareket ettiğini ancak soğutma yöntemleri arasına klimanın da dahil edilmesi gerektiğini belirterek, 2032 yılına kadar tüm otobüs ve trenleri klimalı hale getirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

Siyasi sağdan 20 milyar euroluk plan

Siyasi sağ kanat, iklimlendirme konusunda her zaman sola kıyasla daha destekleyici bir tavır sergiledi. Marine Le Pen, tüm okul ve hastanelerin klima ile donatılmasını içeren ulusal bir plan çağrısında bulundu.

Ulusal Birlik (RN) sözcüsü Jean-Philippe Tanguy, planın 30 ila 40 milyon hane halkının soğutma ünitesi kurabilmesini sağlamak amacıyla 20 milyar avro değerinde devlet destekli faizsiz kredi verilmesini de kapsadığını bildirdi.

Eleştirmenler ise bu planı fırsatçı ve maliyetsiz olarak nitelendirirken, popülist sağın iklim değişikliği gerçekliğini en son kabul eden kesim olduğunu hatırlattı.

Fransa'da sıcaklıkların tehlikeli seviyelere ulaşması, hayatların riske girmesi ve kamu hizmetlerinin durma noktasına gelmesiyle birlikte, klima kullanımının artırılmasının kaçınılmaz olduğu görüşü ağırlık kazanmaya başladı.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: