KIZILELMAdan tarihi atış: İç istasyonlar sürpriz etkisi yaratacak

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı projesi olan KIZILELMA’da tarihi bir viraj daha dönüldü. Platformun iç istasyonların mühimmat atış testleri başarıyla gerçekleşti. Taktik ve operasyonel anlamda çok stratejik bir kabiliyete daha erişen Türkiye, ANKA-3 ve KAAN’ı da benzer teknolojilerle donatacak.

31 Tem 2026 - 11:02 YAYINLANMA
KIZILELMAdan tarihi atış: İç istasyonlar sürpriz etkisi yaratacak

Türünün dünya genelindeki en iyi örneklerinden biri olan Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı son derece gelişmiş özelliklerle donanmaya devam ediyor. Geçtiğimiz gün gerçekleşen testte dahili silah istasyonlarından TEBER-82 ve TOLUN mühimmatlarını başarıyla atıldı.

Bu atış dışarıdan bakıldığında listeye eklenen yeni bir test gibi görünse de işin aslı öyle değil… İç istasyondan mühimmat atabilmek hayli karmaşık ancak bir o kadar da stratejik virajın başarıyla dönülmesi anlamına geliyor.

 

July 30, 2026

KIZILELMA’nın iç silah istasyonlarından mühimmat atışı neden önemli?

Savunma Sanayii Uzmanı Ahmet Alemdar, bu soruya yanıt verirken önce genel bir çerçeve çiziyor. Gövde içi silah istasyonlarını 5. nesil savaş uçakları ile yeni nesil insansız muharip hava araçlarının alameti farikalarından biri olduğunu söylüyor. Daha net bir ifadeyle bu imkan eldeki 4. nesil platformlarla yeni nesil hava araçları ayıran en önemli farklardan biri.

Bir hava aracında mühimmat ya da diğer faydalı yüklerin kanatlarda taşınması neredeyse standart bir uygulama. Haliyle uçağın dışındaki her unsur aslında karşı tarafa daha görünür olmanız gibi bir handikabı beraberinde getiriyor. Sadece bu da değil. Dışarıdaki her yük sürtünmeyi artırıyor ve uçuş performansını da gerek menzil gerek sürat gerek diğer etmenler açısından olumsuz etkiliyor.

Mühimmat gövde içine alındığında ise platformun radar kesit alanının azaldığını dikkat çekiyor Alemdar. “Bu test atışında BAYKAR sadece özel kaplama boyaması ya da aerodinamik tasarımın teknoloji gösterimini yapmakla kalmadı. Aynı zamanda kritik bir harp kabiliyeti tüm bunlarla birlikte tatbik edildi. Yani hasım radarların daha geç tespit edebileceği muharip bir yapının gösterimi yapıldı.” diyor.

[KIZILELMA sadece Türkiye'nin değil dünyanın bu alandaki en yetkin örneklerinden biri.]

KIZILELMA görülmeden görecek vurulmadan vuracak

Ahmet Alemdar bu noktada ilginç bir parantez daha açıyor. Dahili istasyonlardan yapılan atışın görünürlük üzerindeki etkisini somut bir örnekle anlatıyor:

“KIZILELMA’da da yeni nesil savaş uçaklarında da IRST yani kızılötesi arama ve takip yeteneği mevcut. Herhangi bir radarı aktif etmeden düşmanı izlemenizi sağlayan bir özellik. Yüksek hızlarda kanatlarınızdaki faydalı yükler aerodinamik bir ısınma oluşturuyor. IRST gibi son derece hassas teknolojiler bunu tespit edebiliyor. Böylece düşman uçar unsuru ‘görülmüş’ oluyor.

İşte KIZILELMA’nın mühimmatları iç istasyonundan ateşleyebilmesi bunun da önüne geçiyor. İç istasyon görünürlüğü düşürürken KIZILELMA’da takılı olan IRST düşmanı görüyor. Türkiye’nin insansız ilk savaş uçağının görülmeden görmesi, vurulmadan vurması böyle mümkün oluyor.”

[ASELSAN imzalı çoklu taşıma salanı SADAK son derece kritik bir kabiliyet kazanımı. Foto: AA]

“KIZILELMA’yı almak isteyen ülke sayısı hayli fazla”

Elbette bu test bir ilk adımdı… Alemdar, yakın gelecekte KIZILELMA’nın dahili istasyondan hava-hava füzesi atışı yapmasının da sürpriz olmayacağını dile getiriyor. Tüm bunları alt alta eklediğimizde Türkiye’nin çok stratejik bir caydırıcılığa kavuşacağını söylüyor.

KIZIELMA’nın iç istasyonlarından atış için ASELSAN tarafından geliştirilen özel bir salan sistemi olduğunun da altını çiziyor Ahmet Alemdar. Bu sayede tek salanda 1 değil 4 mühimmatın taşınabildiği bilgisini paylaşıyor. Bu mühimmatların zırh delici beton başlıklı ya da elektronik harp yapabilen kabiliyette olması işin en kritik noktalarından biri.

Türk savunma sanayiinin Ankara’nın dış politikasında ‘altın değerinde bir anahtar’ olduğu sır değil. KIZILELMA’nın muhtemel ihracat hikayesinin de böyle şekilleneceğine işaret ediyor Alemdar. Ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“KIZILELMA dahili çoklu salanı ile daha da stratejik bir hal aldı. Hatırlanacağı üzere Endonezya’ya satış için imzalar atılmıştı. Böylece ‘dünyadaki ilk insansız savaş uçağı satışı’ olarak tarihe geçmişti.

Türkiye’nin bu gözbebeği projesine çok sayıda ülkenin ilgisi var. Hatta kamuoyuna yansıdığı üzere projeye ortak olmak için hayli talep de geliyor. BAYKAR, öz kaynaklarıyla geliştirdiği bu projeyi önce Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ardından Türkiye’nin stratejik dost ve müttefiklerine kazandırma yoluna gidecektir.”


 

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: