Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Çiftçi: Tütün bağımlılığı diğer bağımlılıkların kapısını aralıyor
Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi, tütün kullanımının yalnızca bireyin sağlığını değil çevreyi, ekonomiyi ve toplumu da olumsuz etkilediğini belirterek, sigara, nargile ve elektronik sigaranın sanıldığı kadar masum olmadığını söyledi.
Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi, tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki etkileri ile Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin faaliyetlerine ilişkin İLKHA'ya değerlendirmelerde bulundu.
Yeşilay olarak bağımlılıkla mücadeleyi önleyici ve tedavi edici çalışmalar olmak üzere iki yönlü sürdürdüklerini belirten Çiftçi, tütün bağımlılığının sigara, nargile ve elektronik sigarayı kapsadığını ifade etti.
Tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken Çiftçi, Türkiye'de her yıl milyarlarca paket sigara tüketildiğini, bunun sonucunda doğaya milyarlarca izmarit bırakıldığını söyledi.
Pasif içiciliğin de önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret eden Çiftçi, tütün kullanımının yalnızca kullanan kişiyi değil, aynı ortamda bulunan bireyleri de olumsuz etkilediğini kaydetti.
Bağımlılığın çoğu zaman arkadaş çevresiyle başladığını belirten Çiftçi, "Bir kereden bir şey olmaz", "Benim hatırım için iç" gibi ifadelerin gençleri bağımlılığa sürükleyen tuzak cümleler olduğunu vurguladı.
Tütün bağımlılığının çoğu zaman diğer bağımlılıkların başlangıç noktası olduğunu belirten Çiftçi, madde bağımlılarının büyük bölümünün ilk olarak sigarayla tanıştığını ifade etti.
Ailelere önemli görevler düştüğünü dile getiren Çiftçi, ebeveynlerin çocuklarının arkadaş çevresini ve günlük yaşamını yakından takip etmeleri gerektiğini, özellikle son yıllarda yaygınlaşan elektronik sigara konusunda dikkatli olunmasının önem taşıdığını söyledi.
Gençlerin ülkenin geleceği olduğunu vurgulayan Çiftçi, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca Yeşilay'ın değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
"Tütün bağımlılığı hem insanı hem çevreyi tehdit ediyor"
Tütün bağımlılığının yalnızca bireyin sağlığını değil, çevreyi, ekonomiyi ve toplum sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten Çiftçi, “Yeşilay olarak 5 başlıkta mücadele ediyoruz. Hem önleyici çalışma hem tedavi edici çalışma yürütüyoruz. Tütün bağımlılığı da bu bağımlılık çalışma sahamızın içerisinde. Tütün bağımlılığının içerisinde nargile, sigara ve elektronik sigara bulunuyor. Malumunuz bağımlılık illeti, kişinin bırakmak istediği fakat bırakamadığı, kendisine zarar verdiğini bildiği hâlde bırakamadığı maddelere ve davranışlara bağımlılık diyoruz. Tütün ve sigara da bunlardan biri. Türkiye'de bir yılda 8 milyar paket sigara tüketiliyor. 8 milyar paket sigarayı 20 ile çarptığımız zaman 160 milyar izmarit doğaya bırakılıyor ve dünyaya 7,5 trilyon her yıl bırakılıyor. Her bir izmarit 600 litre suyu zehirliyor. Çünkü bir sigarada toplamda 7.000 toksit bulunuyor. 7.000 toksitin içerisinde 70 tane kanserojen madde bulunuyor; katran ve nikotin gibi. Tabii tütünün verdiği zarar ile birlikte tütün içen biriyle birlikte tütün bağımlılığının bir diğer özelliği de pasif içicilik kavramı. Tütünü sadece kendi kullanan kişiye zarar vermiyor, çevresinde kapalı alanda bulunduğu kişilere de zarar veriyor. Dünyada 2 milyon insan akciğer kanseri ve akciğer kanserlerinin yüzde85'i tütün bağımlılığından kaynaklı. Bu yüzde 85'in yüzde 30'u pasif içicilikten kaynaklı oluşuyor. Tütün bağımlılığı çok masum gözükebilir, toplum bunu bu şekilde yorumlayabilir fakat bağımlılık yaşı Türkiye'de 16 yaşına kadar inmiş durumda maalesef. Türkiye'de 15 milyar dolar gibi bir tütün alışverişi oluyor. Aynı zamanda 15 milyar doların Türkiye'deki yıllık maliyeti de 25 milyar dolar. Satışın dışında hastalıklar, çevreye verdiği zararlar dolayısıyla bir maliyet oluşuyor. Bu da ülkemizin sermayesine zarar veriyor. Tütün öyle bilindiği gibi masum değil.
"Elektronik sigara ve nargile sanıldığı kadar masum değil"
Toplumda elektronik sigara ve nargilenin zararsız olduğu yönünde yanlış bir algının bulunduğunu ifade eden Çiftçi, “Tütünle birlikte artık nargile de toplumda yaygınlaşmaya başladı. ‘Nargilenin zararı yok.’ diyorlar. Hayır, nargile de zararlı. Onun yanında elektronik sigara çok masum gözüküyor. Tatlandırıcı kullanarak bir şekilde gündem olmaya başladı. Elektronik sigaranın zararlı olmadığıyla alakalı söylemler var fakat elektronik sigara diğer sigaradan daha zararlı ve bu kanıtlanmış bir şey. Elektronik sigara akciğeri nemlendiriyor. Özellikle gençler tatlandırıcılar atıyor. Tatlandırıcı artarak dumansız bir ortam oluşturulmaya çalışılıyor ama vücuda büyük bir zarar veriyor. Gençlerimizin dikkat etmesi lazım. Bağımlılıkta genellikle çevresel faktörler önceliklidir. Arkadaş ilişkilerinde ‘Bir sigara ile bir şey olmaz.’, ‘Benim hatırım için iç.’, ‘Erkek değil misin?’, ‘Korkuyor musun?’, ‘Bir defa ile bir şey olmaz.’ denilen cümleler bir tuzak cümlesidir ve kişiyi bağımlılığa iten en önemli faktörlerden biridir. Gençlerimiz, yetişkinlerimiz, insanımız bu tür zararlı alışkanlıklar için kendilerine teklif geliyorsa net bir şekilde hayır demeleri lazım. Bunu kaldırıp indirmeden, sorgulamadan, o kişinin ısrarına boyun eğmeden kesinlikle hayır demeleri lazım. Çünkü tütünün toplum üzerinde zararları çok, ekonomi üzerinde zararları çok. Sağlık açısından akciğer kanseri, kalp damar tıkanıklıkları, astım gibi rahatsızlıkları maalesef tetikleyen en önemli maddelerden. İçerisinde 7.000 tane toksit madde var. Bir izmarit girdiği 600 litrelik suyu bozabiliyor. Böyle zararlı bir şeyi insanın kendi içine çekmesi ve onu sonradan maalesef havaya üflemesi, çevresine de zarar vermesi... Aynı zamanda orman yangınlarının sebeplerinden biri de bu izmaritler oluyor. Doğaya verdiği zarar, doğayla birlikte insana verdiği zarar... Her şeyden önce Allah'ın emaneti olan insanın vücuduna verdiği zararlar akademisyenler ve bilim insanları tarafından tespit edilmiştir.
"YEDAM'da bağımlılıktan kurtulmak isteyenlere ücretsiz destek sunuluyor"
Bağımlılıkla mücadelede tedavi ve danışmanlık hizmetlerinin önemine değinen Çiftçi, “Bağımlılıkla mücadelede tedavi ve danışmanlık hizmetlerinin önemine değinen Çiftçi, “Yeşilay olarak Yeşilay Danışmanlık Merkezimizle birlikte 115 dahili hattımız olan, bırakmak isteyen ve bu illetten uzaklaşmak isteyen kişilere kapımız açık, telefonlarımız açık. Psikologlarımız destek oluyor. Ücretsiz bir şekilde, gizlilik esaslı çalışıyoruz. Şu ana kadar bize başvuran 6 kişiden 5'i sigarayı bıraktı. Böyle bir yükümüz de var. Tamamen ücretsiz ve gizlilik esaslı bir çalışmadır. Olaya tamamen profesyonel bir bakış açısıyla bakıyoruz. Şanlıurfa'mızda Yeşilay Danışmanlık Merkezimiz var. Burada 3 klinik psikoloğumuz, sosyal hizmet uzmanlarımız var. Bunlar insanlık için mücadele veriyor. Bizler de önleyici çalışmalarımızla çocuklarımızın bu zararlı alışkanlıklara bulaşmamaları için okul, Kur'an kurslarında, gençlik merkezlerinde, halk buluşmaları yaparak bilgilendirici ve bilinçlendirici seminerler veriyoruz, etkinlikler yapıyoruz.
"Tütün bağımlılığı diğer bağımlılıkların ilk basamağı"
Tütün kullanımının çoğu zaman daha ağır bağımlılıkların başlangıcını oluşturduğunu dile getiren Çiftçi, “Bağımlılığın her türlüsü risktir. ‘Ne olacak, bir sigaradır.’ deyip hafife almamak gerekir. Aslında tütün bağımlılığı diğer bağımlılıkların birinci safhasıdır. Genelde madde kullananların yüzde90'ı tütün kullanarak bu işe başlıyor. Önce tütün kullanıyor, zaman içerisinde haz almayıp farklı hazlar peşine düşüyor ve bu ikinci aşamayı beraberinde getiriyor veya alkolü getirebiliyor. Bundan dolayı ebeveynlerin kesinlikle çocuklarına dikkat etmesi gerekiyor. Kiminle gezdiğini, nasıl zaman geçirdiğini, ara ara ellerini ve elbiselerini koklamaları, çantalarında neler var, neler yok kontrol etmeleri gerekiyor. Gururlarını incitmeden, dolaylı bir şekilde bilmeleri gerekiyor. Son zamanlarda elektronik sigara çok yaygınlaştı, onlara dikkat etmeliler.
"Gençleri bağımlılıktan korumak ortak sorumluluk"
Gençlerin ülkenin en önemli değeri olduğunu belirten Çiftçi, “Gençler bizim gençlik demek, hazine demek. Bir ülkenin geleceği gençlerdir, çocuklardır. Çocuğun olduğu yerde, gençlerin olduğu yerde gelecek vardır. Bu anlayış ile bizler de Yeşilay olarak sahada olmaya çalışıyoruz. Bizler gücümüzün yettiği kadar insanın olduğu her yerde bağımlılıkla ilgili mücadelemizi gerçekleştireceğiz. Çünkü bu bir sektör ve bu sektör cesaretli bir sektör. İyilerin de cesaretli olması lazım. Gençliğe hepimizin sahip çıkmasını istiyoruz. Temennimiz bu.
“Hepimiz bu dünyada bir imtihandayız”
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların değil toplumun ortak görevi olduğuna dikkat çeken Çiftçi, “Yeşilay çatısı altında herkesi gönüllü olmaya davet ediyoruz. Bu toplumsal bir mücadeledir. Sadece Yeşilay'ın mücadelesi değil. Hepimiz bu dünyada bir imtihandayız. Bu imtihanda iyilerin tarafında ya da kötülerin tarafında olmak vardır. Yeşilay olarak bizler iyilerin tarafındayız. Kamuoyumuzu, halkımızı, toplumumuzu Yeşilay çatısı altında gönüllü olmaya davet ediyoruz.” dedi.